hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA
Google News

İmamoğlu’na Kayyum Atanmasının Önlenmesi ve DEM Partisi’nin Rolü:

Son Güncelleme :

02 Nisan 2025 - 23:02

İmamoğlu’na Kayyum Atanmasının Önlenmesi ve DEM Partisi’nin Rolü:

 Siyasi Dengeler ve Stratejik Temaslar

Son dönemde Türkiye siyasetinde dikkat çeken gelişmelerden biri, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan soruşturmalar ve bunların kayyum atanma olasılığıyla bağlantılı olarak gündeme gelmesiydi. Özellikle ‘kent uzlaşısı’ ve ‘yolsuzluk’ iddiaları çerçevesinde yürütülen soruşturmalar, Türkiye’nin siyasi dengesini etkileyecek bir potansiyele sahipti. Ancak bu süreçteki en dikkat çeken gelişme, DEM Partisi’nin İmralı heyeti aracılığıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kayyum kararından vazgeçirmek için gösterdiği çabalar oldu. Peki, İmamoğlu’na kayyum atanması nasıl önlendi ve DEM Partisi bu sürece nasıl dahil oldu?

İmamoğlu’na Yönelik Soruşturmalar ve Kayyum Endişesi

Ekrem İmamoğlu, uzun süredir devam eden soruşturmalarla gündemdeydi. Özellikle ‘kent uzlaşısı’ kapsamında yürütülen siyasi temaslar ve ‘yolsuzluk’ suçlamaları, İstanbul’daki yönetimi tehdit eden faktörler haline gelmişti. İmamoğlu, sabah saatlerinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak, ‘kent uzlaşısı’ suçlamasından beraat etti. Bu gelişme, İstanbul’a kayyum atanması ihtimalini ortadan kaldıran bir dönüm noktasıydı. Ancak, soruşturmaların ve tutuklamaların ardından gelen kayyum atanması olasılığı, Türkiye’nin siyasi denklemlerini değiştirebilecek kadar önemliydi.

DEM Partisi’nin İmralı Heyeti ve Siyasi Temaslar

İmamoğlu’nun beraat etmesi için önemli bir siyasi kulis yapıldığı iddiaları, Dem Parti’nin ve özellikle İmralı heyetinin sürece dahil olmasını gündeme getirdi. Serbestiyet’ten gazeteci Hilal Köylü’nün aktardığı bilgilere göre, DEM Partisi’nin İmralı heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile doğrudan temasa geçerek, kayyum atama kararını engellemeye yönelik bir dizi siyasi görüşme gerçekleştirmişti. Bu temaslar, AK Parti içinde kayyum atanmasına karşı çıkan bazı isimlerin de desteğini alarak önemli bir strateji geliştirdi.

DEM Partisi, kayyum atanmasının İstanbul’da Kürt seçmenle olan ilişkileri zedeleyeceğini ve bunun, Türkiye’nin genel siyasi dengelerini olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Özellikle “Terörsüz Türkiye” sürecinin başarısının, toplumsal çatışmalardan uzak bir ortamda devam etmesinin gerektiğine dikkat çekilerek, bu adımın yaratacağı siyasi krizlerin önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi. DEM Partisi’nin ve İmralı heyetinin etkili kulis çalışmaları sonucunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kayyum kararından vazgeçtiği iddia ediliyor.

‘Kent Uzlaşısı’ Stratejisinin Siyasi Önemi

‘Kent uzlaşısı’ stratejisi, DEM Partisi’nin 2024 yerel seçimlerinde izlemeyi planladığı bir yaklaşım olarak dikkat çekiyordu. Bu strateji, Batı illerinde özellikle CHP’yi destekleyerek AKP’ye karşı birleşik bir muhalefet bloğu oluşturmaya yönelikti. İstanbul’daki seçimlerde başarılı olan İmamoğlu, bu strateji sayesinde yeniden seçilme şansı bulmuştu. Ancak, ‘kent uzlaşısı’ hareketinin suç kapsamına alınması ve siyasi işbirliklerinin yargı tarafından cezalandırılması, Türkiye’deki mevcut siyasi işleyişin sorgulanmasına neden oluyordu. İmamoğlu’nun beraat etmesi, siyasi işbirliklerinin kriminalize edilmesinin önüne geçmiş oldu ve muhalefet partilerinin daha etkin bir şekilde hareket etmelerine olanak sağladı.

Kayyum Atanması Kararının Engellenmesinin Arkasında Yatan Sebepler

DEM Partisi’nin ve İmralı heyetinin etkili çalışmaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İBB’ye kayyum atama kararından vazgeçmesini sağladı. Kayyum ataması, İstanbul’daki siyasi dengeleri köklü şekilde değiştirebilir ve AKP’nin uzun vadeli hedeflerini zora sokabilirdi. Kayyum atanması, aynı zamanda toplumsal tepkilerin büyümesine neden olabilir ve iktidarın seçmen nezdindeki desteğini sarsabilirdi. Bu nedenle, kayyum kararının engellenmesi, Erdoğan’ın siyasi hedeflerine ulaşabilmesi için önemli bir adım olarak görüldü.

Siyasi Dengelerin Değişkenliği ve İleriye Dönük Tartışmalar

İmamoğlu’na yönelik kayyum tehdidinin önlenmesi, Türkiye’deki siyasi dengelerin ne kadar hassas ve değişken olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’un kayyumla yönetilmesi, özellikle muhalefet cephesinde büyük bir tepkiyle karşılanacaktı. Bu gelişmeler, AKP’nin karşısındaki muhalefet bloğunun, özellikle seçim süreçlerinde nasıl şekilleneceği konusunda da büyük bir soru işareti oluşturuyor. ‘Kent uzlaşısı’ gibi muhalefet işbirlikleri, Türkiye’nin gelecekteki siyasi manzarasında önemli bir yer tutabilir.

Önümüzdeki süreçte, İmamoğlu’nun tekrar seçilmesi ve siyasi işbirliklerinin nasıl şekilleneceği büyük bir merak konusu olacakken, iktidarın buna karşı nasıl hamleler yapacağı da şüphesiz Türkiye siyasetinin belirleyici faktörlerinden biri olacak.

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.